Cumartesi

Noel Baba

Noel baba başlarda sadece kokakola'nın reklam olsun diye uydurduğu bir karaktermiş.
Kokakola renkleri falan.
Şok oldum.

Perşembe

Kil Maskesi

Sürüldüğü andan itibaren suratta hissedilen hafif serinliği, saniye saniye yüzün gerilmesi ve tamamen kuruyup sertleştiğinde ağzı açıp-kaşları çatıp çatlatması çok eğlenceli olan bir maskedir.

Beklemesi ne kadar eğlenceliyse temizlemesi de o kadar eğlencesizdir.

İnsana aynı anda mutluluk, sabır, elleriyle büyütmenin verdiği haz, umut, coşku, öfke, endişe, acı gibi duyguları yaşatması açısından herkesin denemesi tavsiye edilir.

Dikkat: Maskeyi sürdükten sonra erebilirsiniz.

Salı

Balık

Balıklara şarkı söylersen ilk önce deli oluyor sonra da deli gibi dans etmeye başlıyorlarmış. Bir süre sonra ortalıkta kimse yokken deli gibi sıçrayıp intihar etmeye çalışıyorlarmış. Eğer kurtarırsan da rengi fosforik yeşile dönüyormuş.

(Hepsi yalan. Denemedim gerçi. Belki de doğrudur. Bilmiyorum. Allahım, bilmiyorum!!!)

Hapşırık

Az önce hayatımın en yüksek hapşırığını hapşırdım.
Kayda geçmeli.
Ev çınladı.
O derece.

Pazar

Kumanda

Küçükken kumandayı nereye tutacağımı çok iyi bilemediğim için kanalı değiştiremezdim.
Üşenmeden televizyonun yanına kadar gelip, yine üşenmeden kanalları tek tek değiştirirdim.
Tembellik bana kumanda kullanmayı da öğretti.

Sıkan Gözlük

Gözlüğün kafayı sıkması pek kötü bir şey.
Şimdiden söyleyim, dikkat et öyle şeylere.
Geri dönüşü olmuyor.
Beynin patlar falan.

Baklavalar

Kardeşimin baklavaları olduğunu düşünmesi acı verici.
Orada sadece Türk kası var aslında.
Hayır, baklava görmesek...

Perşembe

Konuşmak

Burayı seviyorum.
Bana az konuşmak gibi erdemli şeyler veriyor.
Bir de yukarıdaki kız resmi çok hoş. 
Bence.

Çarşamba

Anlamlı Söz

"Beni öldürmeyen şey sadece kendimi öldürmek istememe neden olur.
Ama ölenle de ölünmez.
O kişi öldükten sonra ölmek lazım."

Maps Şiir Yazsa Ne Olur?

Kahve içsem kararsam.
Süt içsem açılsam.
Sütlü kahvemi yudumlasam
Kapının önünden de Bülent Ersoy geçse.

Sinirli Kütüphaneci

Sinirli kütüphaneciler de hiç çekilmiyor.

Adam küçük gözlerini kısıp burnunu çeke çeke dışarı attı bizi. Hayatımda öyle öfkeden kudurmuş bir surat görmedim. Bir tek kıçımıza tekme atmadığı kaldı. Onu da biraz daha bekleseydik yapacaktı. Ergeniz sonuçta. Biraz anlayışlı olmak lazım.

Cuma

Adını Feriha Koydum

Bu Feriha ciddi ciddi millette hastalık haline geliyor. Zira
-Cuma günü ne var ki?
-Tabiğğğğ kii Ferihha!
Yada
-Cuma günü tiyatroya gidiyoruz, gelsene.
-Saat kaçta?
-Sekizde.
-Olmaz Feriha var.
tarzı konuşmalarla çok sık karşılaşıyorum.

Öksürük

Toplu taşıma araçlarında giderken öksürük krizine tutulmak kadar berbat bir şey... olabilir aslında. Ama bu da berbat bir şey. Çevrede oturan insanların bakışları, kurtulma isteği ve çaresizlik... Yok yok. Bir daha yaşamamak dileğiyle.

Aft

Bu seneki kaçıncı aftım artık bilmemekteyim. Ne dertli başım varmış diyorum.
Neyse, en azından diş doktorum yirmilik yaş dişimi çekmek için ağzımı yırtmadı. Her şeye olumlu bakmak gerek.

Çarşamba

Uçan Bach

Güzel bir şeydi bence.
Değişikti.
Öyleydi.
Bir on dakikası sıkıcıydı ama çok da sıkmadı.
Yanımızda oturan bir kadın uyudu.
Gitti yetmiş lirası, ona yanıyorum.
Ama abicim arkadan klasik müzik geliyor. Ayakkabı gıcırtısı dışında uyumana engel olacak tek ses yok.
Ha, bir de kızı sevmedim.
Diş yapısından mıdır bilmem, sürekli sırıtır gibi bir hali vardı.
Sarışın çocuk. Karın kasları. Saç savurma hareketi.

Evet, evet. Çok güzeldi.

Resim

Pazar

Twitter

Twitter'da aktif olamamanın verdiği acıyı başka hiçbir internet sitesi vermedi. Bir de şifresini unuttuğum Tumblr çok canımı sıkmıştı. Olsun. Hala en çok twitter acıtıyor.

Gariplik

Deli gibi kıskanan ve sinir problemleri yaşayan erkeklere karşı duyduğum çekim kuvveti garip bir insan olduğumun kanıtı.
Ya da sadece yarın ingilizce sınavım varken bunlarla uğraşmam yeterli garip biri olduğumu anlatmak için.

Balık

Tuhaf tuhaf bakmayın.
Evde beslerken öldürdüğüm yedi balıktan sonra (ki biri kasıtlıydı. Allahım affet.) denize girmekten korkmam normal.
Bacağıma sürtünse panik atak geçirip kendimi millete maskara ediyorum.
En çok da "balıktan korkma kızım, insandan kork" diyen bilmiş, yaşlı kadınlara kepaze olmak canımı acıtıyor.

Hurdacı

Hayatın anlamını hiç aramadığım bir yerde buldum.
Demek ki bu yüzden bu kadar abartılıyor bu hayatmış, anlamıymış.
Bak birden geldi.
Nasıl geldi anlamadım bile.
Nerde mi buldum?
HurdaCİYAAAAAAĞĞĞĞ! diye bağırırken detone olan adamda.

İngilizce

Google'a gogli, Sponge'a sıpongı diyen insanlar da var.
Bir köşede dursun diye.
Hayır, madem Sıponç Boab diyeceksin, hani illa ki diyeceksin, doğrusunu öğrensene be'ya.

Çay

Nasıl çay demlenmesi gerektiğini anlatan bir reklam da var artık.